Better Tomorrow

Think Global, Act Sustainable…


100:80:100 Modeli

Pandemi ile hayatımıza giren uzaktan çalışma yöntemi ve bunun sonucunda görülen gelişmeler sonrasında tüm dünya artık aynı şeyi konuşuyor. Belli başlı endüstri kolları haricinde işgücünün yaklaşık %60ı için artık bir ofise ihtiyaç yok.

               İlk günlerde konsantre eksiklikleri, iş kaçırmalar v.b. gibi aksaklıklar yaşansa da ilerleyen günlerde herkesin tecrübe ettiği gibi bu yöntem hem işveren, hem çalışan hem de dünyamız için oldukça faydalı bir çözüm haline geldi.

               Biraz daha geniş bir çerçeveden bakmak gerekirse, eğer dünya üzerinde herkes bugünkü aynı seviyede yakıt tüketmeye, yemek yemeye, kıyafet almaya devam ederse dünyamız bize yetmeyecek hatta bu dünyadan iki tane dahi yetmeyecek. Global Footprint Network ‘ün araştırmasına göre 2.8 dünya anca ihtiyaçlarımızı karşılayabilecektir.

               Global Footprint Network’ün araştırmasında da görülebileceği gibi 1980 yılına kadar biokapasite insanoğlunun ekolojik ayak izini karşılar vaziyette iken, bu yıldan sonra korkunç bir hızla yukarı ivme kazanmıştır. Aradaki fark 82 milyonluk nüfus ile birlikte bugün belki de geriye dönüşü olmayan bir durumda seyretmektedir.

               Bunların hepsi bir araya geldiğinde birey olarak, aile olarak, işveren olarak, devlet olarak ne yapmamız gerektiğinin üzerine düşünmeden edememekteyiz. Bu yazı gereği şuan işveren ve çalışan olarak ne yapılabiliri biraz konuşacağız.

               University of Massachusetts’te yapılan bir araştırmaya göre ‘’az çalışmak çevre için daha iyi’’ görüşü ağır basmaktadır. Araştırmada görüleceği gibi %10 az çalışmak karbon ayak izimizi 14.6% azaltmakta, eğer ki hiç çalışmaz isek karbon ayak izimiz neredeyse %30 azaltmış olacaktır. Bu doğrultuda son dönemlerde konuşulan konu ise 100:80:100 modelidir.

               100:80:100 modeli üzerindeki rakamlar şunları ifade etmektedir.

  • %100 ödeme
  • %80 zaman
  • %100 çalışma

Bu çalışma modeli haftalık 4 günlük(34 saat) çalışmayı kapsamakta ve bu yöntem ile;

  • Çalışanların fiziksel ve mental sağlıklarını iyileştirme
  • Çalışanların sosyal yaşantısına ve ailesine ayırabilecekleri zamanı arttırmak
  • Düşük enerji kullanımı ve egzoz emisyonu sayesinde karbon ayak izinde azalma

Maddeleri sağlanma amacındadır.

Bu yöntemi yaşantılarına adapte etmeye çalışan ülkeler arasında USA ve Kanada(38 şirket), İrlanda(17 şirket), Avusturalya ve Yeni Zelanda(20 şirket) bulunmaktadır. Belçika’da birçok çalışan bu hakkı 2022 yılında Şubat ayında elde ettiler.  İskoçya ve İspanya birkaç şirketi ile bu sürece başladı ve deneme sürecini yürütmekteler. İngiltere ise bu deneme sürecindeki edindiği tecrübeyi ‘’İnanılmaz Başarılı’’ olarak dile getirmekte ve bu sürece başlayan şirketlerin %92’si süreç sonunda kalıcı olarak bu uygulamaya geçileceğini belirtmektedirler. Yukarıdaki ülke örneklerinde de görüleceği üzere ağırlıklı Avrupa merkezli ve piyasaya yön veren birçok şirket ‘’haftada 4 gün’’ uygulamasından oldukça memnun.

Sizce bu çalışma şekli ülkemizde nasıl karşılanır, faydaları ve zararları neler olabilir ?

Yorum bırakın